Profhilo Bir Dolgu Değildir: Hacim Değil, Cilt Kalitesi ve Nem
Dr. Sinan Akyürek anlatıyor: Profhilo dolgudan neden farklıdır, BAP noktalarıyla nasıl uygulanır, kaç seans sürer, kimlere uygundur ve sonuç ne zaman görünür.
Muayenede sık gördüğüm bir sahne var: hasta aynanın karşısına geçiyor, yanağını iki parmağıyla hafifçe sıkıştırıyor ve “kremler artık işlemiyor gibi, cildim susuz duruyor” diyor. Şikâyet neredeyse hep bu cümleyle geliyor. İlginç olan şu ki bu hastaların büyük kısmında belirgin bir hacim kaybı yok. Yüz yerli yerinde duruyor; eksilen şey dokunun kendisi, kalitesi.
İşte Profhilo tam da bu boşluğa oturuyor. Ama adı çoğu zaman yanlış rafa kaldırılıyor: dolgu rafına. Aynı hammaddeden, hyaluronik asitten yapılıyor olmaları ikisini akraba yapıyor — akrabalık ise aynı işi yapmak demek değil.
Peki Profhilo tam olarak nedir?
Önce ne demek olduğunu anlatayım, sonrasında anlaşmamız kolay olur. Hyaluronik asit vücudumuzun kendi ürettiği, çevresine su toplayan bir molekül. Klasik dolgularda bu molekülü çapraz bağlarla birbirine kenetliyorlar; jel kıvamı kazanıyor, bırakıldığı yerde duruyor ve orada bir hacim oluşturuyor. Amaç zaten bu.
Profhilo’da o çapraz bağlayıcı yok. Yoğunluk yüksek ama kıvam akışkan. Dolayısıyla bırakıldığı noktada topak halinde durmuyor, dokunun içine yayılıyor. Yayıldığı yerde de iki iş yapması bekleniyor: bir yandan suyu bağlayıp cildin nem kapasitesini destekliyor, bir yandan fibroblast dediğimiz kolajen fabrikalarını dürtüyor. Literatürde buna bio-remodelling, yani dokuyu yeniden şekillendirme deniyor.
Aslına bakarsanız fark tek cümlede toplanıyor: biz dışarıdan hacim eklemiyoruz, cildin kendi üretimini uyandırmayı hedefliyoruz. Kuru bir yaprakla taze bir yaprağı düşünün. Kuru yaprağın sorunu kırışıklığı değildir, suyunu kaybetmiş olmasıdır — onu ütüleyerek taze yaprağa çeviremezsiniz.
Dolguyla farkı nerede başlıyor?
Dolgu bana hep çadır bezini geren direkleri hatırlatır. Bir yere destek koyar, formu değiştirir, çöken bölgeyi kaldırır. Profhilo ise direk dikmeye çalışmaz; bezin kendi dokusuyla ilgilenir. İkisi rakip değil, farklı sorulara verilmiş cevaplar.
Bu ayrımı yapmak neden önemli? Çünkü yanlış eşleştirme yalnız zaman kaybettirmiyor, hastayı yanlış sonuca da götürüyor. Elmacık bölgesindeki destek gerçekten azalmışsa Profhilo o desteği geri getirmez. Bunun tersi de doğru: cildiniz mat, ince ve susuz görünüyorsa dolgu uygulaması o dokuyu tazelemez. Sonra da “bende işe yaramadı” cümlesi kuruluyor — oysa yaramayan şey işlem değil, eşleştirme.

Muayenede önce şuna bakıyorum: aynada sizi rahatsız eden görüntü hacimden mi geliyor, dokudan mı? Bu iki soruyu ayırmadan verilen her karar bir tahmindir.
BAP noktaları: neden sadece on enjeksiyon?
Profhilo’nun uygulama mantığı da klasik dolgudan ayrılıyor. BAP (Bio Aesthetic Points) denen, yüzün her yarısında beş adet olmak üzere belirlenmiş noktalar kullanılıyor. Bu noktalar rastgele seçilmemiş; damar ve sinir haritası düşünülerek, ürünün en geniş alana yayılabileceği ve iğnenin en güvenli olduğu yerler olarak tanımlanmış.
Böylece yüzün tamamı için on enjeksiyon yetiyor. Ürün gerisini kendi yayılımıyla hallediyor. İşlem 15 dakika civarında sürüyor, uygulama sonrası oluşan küçük kabarcıklar birkaç saat içinde düzeliyor.

Standart protokol dört hafta arayla iki seans. Ama seans sayısını kişiye göre planlıyoruz; cilt kalınlığı, yaş, güneş geçmişi ve hastanın beklentisi bu kararı değiştiriyor.
Kimlere uygun, kimlere değil?
Benim tecrübemde en iyi yanıtı, cildinde belirgin bir hacim kaybı olmayan ama doku kalitesi düşmüş hastalar veriyor. Otuzlu yaşların ortasından itibaren başlayan donukluk, incelme, ince çizgilerin kalıcılaşması — bu tabloda anlamlı. Yüzün yanı sıra boyun, dekolte ve el sırtı da uygulanabilen bölgeler; hatta el sırtında sonuç yüzden daha çabuk göze çarpıyor.
Cilt kalitesine yönelik diğer yaklaşımlarla birlikte de planlanabiliyor. Somon DNA uygulamasını daha çok onarım tarafında, mezoterapiyi ise vitamin-mineral desteği tarafında kullanıyoruz; hangisinin sırada olduğu tamamen cildin o günkü ihtiyacına bağlı.
Dürüst olayım: belirgin sarkması olan bir yüzde Profhilo maalesef cerrahi bir sonucu vermez. Gevşekliğin bir kısmını toparlar, dokuyu diriltir, ama tavanı vardır ve o tavanı görüşmenin başında konuşuruz. Gebelik ve emzirme döneminde, uygulama bölgesinde aktif bir cilt enfeksiyonu varsa ya da ürün içeriğine bilinen bir alerji söz konusuysa da uygun değil.
Sonuç ne zaman görünür, ne kadar kalıcı?
Bu sorunun cevabı biraz sabır istiyor. Çıkışta aynaya bakıp “oldu” diyeceğiniz bir işlem değil, çünkü beklediğimiz şey cildinizin kendi üretimi. Genellikle ikinci seansın ardından, dört ila sekiz hafta içinde parlaklık ve dolgunluk hissi belirginleşiyor. Etkinin 6-12 ay arasında sürmesi bekleniyor, sonrasında yılda bir tazeleme seansıyla korunuyor.
Ve şunu her hastama söylüyorum: bu sürenin ne kadar uzayacağı büyük ölçüde sizin ev ödevinize bağlı. Güneş koruyucu, yeterli su, uyku düzeni ve sigara — bu dördü, benim 15 dakikada yaptığım işten çok daha uzun süre etkili. Ben cildin fabrikasını dürtüyorum; o fabrikayı 12 ay boyunca çalışır durumda tutan sizsiniz.
Kaynaklar ve İleri Okuma
- T.C. Sağlık Bakanlığı / TİTCK — tıbbi cihaz ve ürünlerin ruhsat, güvenlik ve tanıtım düzenlemeleri: titck.gov.tr
- American Academy of Dermatology — cilt yaşlanması, nem bariyeri ve güneş korumasının rolü: aad.org
- PubMed — hyaluronik asit ve bio-remodelling üzerine hakemli literatür taraması: pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
- Cleveland Clinic — hyaluronik asidin ciltteki işlevi üzerine genel hasta rehberi: my.clevelandclinic.org
Cildinizde eksilen şey hacim mi, kalite mi? Bu iki soru ayrılmadan seçilen hiçbir işlem doğru adrese gitmez.
Cildinizin eksiği hacim mi, nem mi? WhatsApp’tan ücretsiz konsültasyon planlayın.