İlk Konsültasyonda Ne Olur? Kapıdan Girdiğiniz Andan Plana Kadar

Dr. Sinan Akyürek anlatıyor: ilk konsültasyonda yüz analizi nasıl yapılır, beklenti nasıl konuşulur, plan nasıl kurulur ve hangi soruları sormalısınız.

Dr. Sinan Akyürek Klinik — ilk konsültasyon görüşmesinin akışı

Telefonda en sık duyduğumuz cümlelerden biri şu: “Aslında ne yaptıracağıma karar veremedim, öyle gelsem olur mu?” Olur. Hatta benim tercihim de budur. Kararını internetten vermiş, işlemin adını çoktan seçmiş bir hastayla konuşmak benim için daha zordur — çünkü o noktada asıl soruyu, yani sizi rahatsız eden şeyin ne olduğunu, çoktan atlamış oluruz. İlk görüşme bir işlem seçme toplantısı değil; sorunun nerede olduğunu birlikte bulma işidir.

Bu yazıda o görüşmede olan biteni sırasıyla anlatacağım. Amacım basit: kapıdan girerken ne olacağını bilin. Bilinmeyen şey insanı geriyor, gergin bir insan da doğru soruları soramıyor. Oysa o yarım saatte sizin sorduğunuz sorular, benim yaptığım muayene kadar belirleyici.

Konsültasyon bir satış görüşmesi değil, bir muayenedir

Önce ne demek olduğunu netleştireyim, sonrası kolay olsun. Medikal estetikte konsültasyon tıbbi bir değerlendirmedir: şikâyetin dinlenmesi, tıbbi öykünün alınması, muayene ve ardından bir plan. Yani sırası vardır. Plan en sonda gelir, en başta değil.

Bir görüşmenin muayene mi olduğunu anlamak da zor değil. Muayenede size sorular sorulur — ne zaman başladı, ailede benzeri var mı, hangi ilaçları kullanıyorsunuz, daha önce ne yaptırdınız. Tanıtımda ise size bir liste sunulur ve siz o listeden seçim yapmaya davet edilirsiniz. Aradaki fark, çıkarken elinizde ne olduğuyla belli olur: bir işlem listesiyle mi çıktınız, yoksa yüzünüzün nasıl okunduğuna dair bir değerlendirmeyle mi?

Bir de şu var: konsültasyon karşılıklıdır. Ben sizi değerlendirirken siz de beni değerlendiriyorsunuz. Bu tamamen doğal ve teşvik ettiğim bir şey. Kendinizi rahat hissetmediğiniz, soru sormaya çekindiğiniz bir masada verilen kararlar iyi kararlar olmuyor.

Görüşme adım adım nasıl ilerler?

Klinikte akış hemen her hastada aynıdır. Uygulanacak işleme göre değil, doğru sıraya göre kurulur:

  1. Şikâyetin dinlenmesi — Sizi asıl rahatsız eden ne? “Yorgun görünüyorum” ile “burun kenarımdaki çizgiler” çok farklı iki cümledir ve çok farklı iki plana çıkar.
  2. Tıbbi öykü — Kronik hastalık, ilaç ve takviyeler, alerji, gebelik-emzirme durumu, daha önce yapılmış uygulamalar. Bu bölüm sıkıcı gelir ama güvenliğin tamamı buradadır.
  3. Yüz analizi ve muayene — Yüzün bir bütün olarak, hareketliyken ve dururken değerlendirilmesi. Simetri, oranlar, hacim dağılımı, cilt kalitesi.
  4. Seçeneklerin konuşulması — Hangi yaklaşımlar mümkün, hangisi neyi yapar, hangisi neyi yapmaz. Tek bir seçenek sunuluyorsa bu bölüm eksik demektir.
  5. Plan ve sıralama — Neyin önce, neyin sonra yapılacağı; kaç seans, ne kadar aralıkla, sonuç ne zaman oturur.

Bu beş adımın tamamı bir görüşmeye sığar. Sığmıyorsa da acelesi yok; ikinci bir görüşme yapmak, yarım bilgiyle karar vermekten iyidir.

İlk konsültasyonun beş adımı: şikâyetin dinlenmesi, tıbbi öykü, yüz analizi ve muayene, seçeneklerin konuşulması, plan ve sıralama

Yüz analizi: aynadaki görüntü hangi katmandan geliyor?

Görüşmenin en kritik yeri burası. Çünkü hastanın tarif ettiği şikâyet ile o şikâyetin kaynağı çoğu zaman aynı yerde değil.

Yüzü bir koltuk gibi düşünün. En altta iskeleti var, üzerinde süngeri, en üstte kumaşı. Koltuk çöktüğünde kumaşı ütülemek işe yaramaz; hangi katmanın gevşediğini bulmanız gerekir. Yüzde de aynı sıra var: kemik, yağ yastıkçıkları, kas, bağ doku ve en üstte deri. “Yorgun görünüyorum” diyen bir hastada sorun deride de olabilir, elmacık bölgesindeki yağ desteğinin azalmasında da, çenenin geriye kaçık olmasında da.

Dolayısıyla ben muayenede önce “ne yapalım” diye değil, “bu görüntü nereden geliyor” diye bakıyorum. Katmanı doğru okumadan yapılan işlem, yanlış yere çakılan çivi gibidir — tutar ama tabloyu düzeltmez. Sıvı yüz germe gibi bütüncül yaklaşımların da, tek bölgeye yapılan bir dolgu uygulamasının da doğru olduğu durumlar var; hangisinin sizin için doğru olduğunu bu okuma belirliyor.

Bu arada yüz analizi kutsal bir cihaz işi değil. Deneyimli bir göz, iyi bir ışık ve hastanın konuşurken, gülerken, kaşını kaldırırken izlenmesi çoğu zaman en değerli veriyi verir. Yüz dururken değil, hareket ederken kendini ele veriyor.

Bazen en doğru cevap “gerek yok” olur

Görüşmelerin hepsi bir işlem kararıyla bitmiyor. Bitmemesi de gerekmiyor.

Kimi hastada şikâyetin kaynağı estetik değil — uyku düzeni, demir eksikliği, aşırı güneş, sigara. Kimi hastada istenen işlem yüzde gerçekten bir şey değiştirmeyecek. Kimi hastada da beklenti, tıbbın verebileceğinin üstünde. Bu üç durumda da doğru cümle aynı: “Bunu yaptırmanıza gerek yok.” Bu cümleyi kurmak bir hekim için ticari olarak zor, mesleki olarak zorunludur.

Dürüst olayım: bazı şikâyetleri tamamen ortadan kaldırmam maalesef mümkün değil. Belirgin bir sarkma varsa iğneyle cerrahi sonucu veremem — ne kadarını yumuşatabileceğimizi, tavanın nerede olduğunu görüşmenin başında söylerim. Sonucun sınırını baştan konuşmak, sonradan hayal kırıklığı yaşamaktan iyidir. Hem şunu da eklemek isterim: elde ettiğimiz sonucu korumak sizin ev ödeviniz. Güneş koruyucusu, uyku ve sigara, benim yaptığım her işlemden daha uzun süre etkili.

Çıkmadan önce şunları sorun

Hastanın güçlü olduğu bir görüşme, herkes için daha iyi sonuç veriyor. Aklınızda birkaç soru olsun; hepsi kısa, hepsinin net bir cevabı var:

  • Şikâyetim tam olarak neyden kaynaklanıyor? Cevap bir katman ya da bir mekanizma olmalı, bir ürün adı değil.
  • Bu plan kaç seansta ve ne kadar sürede tamamlanır? Zaman çizelgesi belirsizse plan da belirsizdir.
  • Etkisi ne kadar sürer, sonrasında ne yapılır? Kalıcı denen her şeye ihtiyatla yaklaşın.
  • Yaptırmazsam ne olur, beklemek bir şey kaybettirir mi? Çoğu estetik kararın acelesi yoktur; aciliyet hissi genellikle tıbbi değildir.
  • Hangi yan etkiler olağan, hangi durumda sizi aramalıyım? Ulaşabileceğiniz bir numara olmadan işlem yaptırmayın.

Konsültasyondan çıkmadan sorulması gereken beş soru: şikâyetin kaynağı, seans ve süre, etkinin kalıcılığı, beklemenin sonucu, yan etkiler ve iletişim

Bu soruların cevaplarını duyduğunuzda kararı zaten kendiniz veriyorsunuz. Benim işim size karar verdirmek değil, elinizde doğru bilgi olmasını sağlamak. Nasıl çalıştığım hakkındaki her şey aslında bu tek cümlede toplanıyor.

Kaynaklar ve İleri Okuma

  • T.C. Sağlık Bakanlığı / TİTCK — sağlık hizmeti sunumu, ruhsatlı ürün ve tanıtım düzenlemeleri: titck.gov.tr
  • American Academy of Dermatology — kozmetik işlem öncesi hasta bilgilendirmesi ve beklenti yönetimi: aad.org
  • Cleveland Clinic — kozmetik işlemlerde bilgilendirilmiş onam ve hasta güvenliği: my.clevelandclinic.org
  • Mayo Clinic — muayeneye hazırlık ve hekime sorulacak sorular üzerine genel rehber: mayoclinic.org

İyi bir konsültasyondan işlem kararıyla çıkmayabilirsiniz; ama şikâyetinizin nereden geldiğini bilerek çıkarsınız. Asıl kazanç budur.


Yüzünüzde sizi rahatsız eden şeyin kaynağını konuşmak ister misiniz? WhatsApp’tan ücretsiz konsültasyon planlayın.

Randevu

Sorularınız için danışın

WhatsApp’tan birkaç dakikada bilgi alın, ücretsiz konsültasyon planlayın.